Nietzsche’nin gözlükleri ile baktığımız zaman çizdiğimiz bu karamsar tablo karşısında ne yapılması lazım? Bu söyleme göre çöküşten önceki son demlerini yaşayan Türk toplumu için bir çıkış yolu var mı? Kısacası, Nietzsche memleketi nasıl kurtarırdı? Tabi en bariz, basit ve bir o kadar da bedel olarak ağır bir yol: Çöküp, travmalarımızla yüzleşmek, Osmanlı’nın yasını tutup, gerimizde… [Read more…]
Nietzsche’nin toplumsal ve siyasi felsefesinin bu önemli boyutundan bahsettiğimize göre, şimdi Türkiye’nin bu dinamikler çerçevesinde nerede durduğuna göz atabiliriz. Nietzsche Rönesans’ı, avrupanın çürüme devrinden önceki bir son perdesi olarak görüyor. Rönesans’da yaşanan aydınlanma, göreceli olarak kısa zamanda fikirleri ile toplumu etkileyen filozoflar, aşkınlıkları ile sağlıklı bir toplumun son nefeslerinin habercisi oluyor. Hepimizin bildiği gibi, Avrupa… [Read more…]
Daha önceki bilgileri Nietzsche’nin yazılarından bize derleyen Daniel Conway, aynı yazılardan çürüme döngüsünün üç çürüme kanununu damıtıyor: Kaçınılamaz Çürüme Kanunu: Nietzsche’ye göre makro-patlayıcıların nihai çürümesi kaçınılamaz ve önlenemez. Makro-patlayıcılar bir çağdan diğerine geçtikçe, haznelerinde biriktirdikleri canlılık öyle ya da böyle tükeniyor. Gerçi Nietzsche’ye göre bu durumda endişelenecek birşey yok, bu evrenin kanunlarından biri ve nefes… [Read more…]
Geleneksel bir Türkiye’yi kurtarma çerçevesi içerisinde, kurulan meze ve içki sofrasına eşlik eden ve bir çıkışı yokmuş gibi gözüken ülke sorunlarına bugüne kadar felsefenin çok ciddi bir biçimde eşlik ettiğini göremedim maalesef. Edebi tarihimizin felsefi yapıtlarla zengin olmasına karşın, günümüz toplumumuzun “bana felsefe yapma” veya “düşün düşün boktur işin” gibi deyimlerle dilimizde de kemikleştirdiği felsefeye… [Read more…]
Haziran 17, 2010
2